 |
Yaşlanan Toplum Yaşlanan Birey |
Yaşlanan toplum yaşlanan birey CEM SUNGUR Almanya, Rostock'taki Max Plank Enstitüsü Demografik Araştırmalar Bölümünün kazandığı haklı ünün temelinde, sağlık sorunlarına yaklaşımda, insan ve tüm canlıların biyolojisi ile, matematiği, genetiği ve toplumsal politikalar alanlarındaki araştırmalar arasında eşgüdüm sağlaması yatmaktadır. Bölümün kurucusu olan James Vaupel'in konuya olan ilgisi 1970'li yılların ortasında başlamıştır. Çünkü aynı yıl içinde göreceli olarak genç yaştaki üç yakınını kaybetmiştir.
Vaupel hükümetlerin yaşamları kurtarmak için aldıkları kararlara destek olan bilgiler elde etmek için son derece değişik bir yöntem kullanmıştır, insan dışındaki canlıların ölüm nedenlerini inceleyerek elde ettiği bir veri tabanından yararlanarak insan ölümlerini azaltmak için alınması gereken önlemlerin geliştirilmesi yönünde çaba göstermiştir. Vaupel ilk araştırmalarında gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlann eskisinden çok daha uzun süre yaşadığını ve 1840'dan bu yana her on yılda bir insanoğlunun yaşamı 2.5 yıl arttığını saptamıştır.
Hemen ardından, uzayan yaşam süresiyle birlikte ortaya çıkan sağlık sorunlarının, tıptaki gelişmeler, toplum sağlığı yaklaşımları ve eğitimle üstesinden gelinebileceğini savunmuştur. Vaupel'e göre yaşlanmayla birlikte gelişen sorunlar kaçınılmaz nitelikte değildir ve bunların önemli bir bölümünü ertelemek olasıdır. Vaupel, Güney Danimarka Üniversitesi, Duke Üniversitesi ve Pekin Üniversitesi'nin değişik bölümlerinin ortaklaşa olarak yürüttüğü demografik araştırmalara yön vermeye devam etmektedir. Mevcut verilere göre, 2000 yılında gelişmiş ülkelerde doğan bebeklerin dörtte üçü 100 yaşına kadar yaşayacaktır. Bu ülkelerde en hızlı büyüyen ileri yaş grubu 85 yaşından büyük olan bireylerden oluşmaktadır.
Bu bireylerin sağlık sorunları ve gereksinimleri, modern toplumların varlığını sürdürebilmesi için en önemli belirleyici olacaktır. Kalp ve damar hastalıkları, kanserler ve diğer kronik sağlık sorunlarındaki artışa ek olarak, yaşlıların dengesizlik, eklem yakınmaları, genel yorgunluk hali ve depresyon gibi kendilerine özgü yakınmaları ve karmaşık sorunları da giderek artmaktadır. Belirli bir hastalıkları olmasa bile, günlük yaşam etkinliklerini sürdürmek konusunda zorlanmalarına neden olan bir dizi sorunları ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan Japonya başta olmak üzere, gelişmiş ülkelerde son yıllarda günlük yaşam etkinliklerini engelleyen sorunlarda azalma olduğu bildirilmiştir. Türk Geriatri Derneği'nin 26 Ekim 2009'da Kırıkkale'de gerçekleştireceği "Yaşlanan Toplum ve Yaşlanan insan" adlı sempozyumda, yaşlanan bireylerin karşılaştıkları değişik sağlık sorunları ele alınacaktır. Nüfusları yaşlanan ülkelerin, ileri yaş grubundaki artışın getirdiği ekonomik yüklerle mücadele etmede başvurduğu yöntem emeklilik yaşının yükseltilmesi olmaktadır.
Altmış ve yetmiş yaşını aşmış olan bireylerin haftada belli günlerde veya saatleri için geliştirilen işlerde çalışmasının ekonomiye olumlu katkıda bulunduğunu gösteren veriler vardır. Yirmibirinci yüzyılın iş dağılımının değiştiği yüzyıl olması beklenmektedir. Öte yandan bütün bu veriler ve bilgiler gelişmiş olan ülkeler için geçerlidir. Gelişmekte olan ülkelerde insanların ileri yaşlara ulaşana kadar geçirdikleri süreç; ekonomik açıdan, sosyal haklar ve sağlık riskleri açısından gelişmekte olan ülkelerdeki yaşıtlarına göre tümüyle farklıdır. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerin kendilerine özgü çözümler oluşturması gerekecektir.
Kaynak:Cumhuriyet Haftasonu Tarih:10.10.2009
.
|
|