Bulunduğunuz Sayfa: Güncel Haberler> Mutlu Yaşlanmanın Yolları

Mutlu Yaşlanmanın Yolları

"Beyin, tıpkı makine gibi bir alettir. İyi bakılırsa ömrü uzun olur ve erken yıpranmaz. İyi beslenme, özellikle E ve C vitaminleri açısından zengin bir beslenme, beyin hücrelerini genç tutar. Özellikle zeytinde bulunan E vitamini beyin hücrelerinin oksitlenmesini önler".

Yaşlı Sağlığı Haftası nedeniyle Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm Şefi Dr. Önder Çerezci, yaşlılık sürecinin psikolojik ve sosyal açıdan mutluluk içerisinde geçirilmesine yönelik çeşitli önerilerde bulundu. Dr. Çerezci, yaşlanma sürecinin biyolojik, sosyal ve psikolojik olmak üzere 3 farklı açıdan ele alınması gerektiğini belirterek, yaşlanma psikolojisi ile ilgili ilk kuramın sahibi Erik Erikson’un görüşlerinden hareketle, insanın doğar doğmaz yaşlanmaya başladığını ve dolayısıyla iyi bir yaşlılığın temellerinin de hayatın ilk yıllarında atılacağını söyleyerek yaşlılık sürecinde olumsuz yönde değişen psikolojik yaklaşımların birkaçını şu biçimde örnekliyor:

• Eskiye aşırı bağlılık ve yeniden korkma
• Egoizmin belirginleşmesi
• Treni kaçırma duygusu; yani gençliğini ve zevklerini kaybetme korkusu
• Sağlığa aşırı düşkünlük
• Artan mal-mülk ve şöhret tutkusu
• Mevcut kişilik özelliklerinin aşırılaşması
• Yalnızlık duygusu ve rol değişimi (en önemli psikososyal sorundur)
• Ölüm korkusu
• Çaresizlik duygusu

Yaşlılığa uyum için

Dr. Çerezci, mutlu bir yaşlılık dönemi geçirmek için yaşlılığa uyum sağlamak gerektiğini belirtiyor ve bunun için önerilerini şöyle sıralıyor:

• Beyin tıpkı makine gibi bir alettir. İyi bakılırsa ömrü uzun olur ve erken yıpranmaz.

• İyi beslenme, özellikle E ve C vitaminleri açısından zengin bir beslenme, beyin hücrelerini genç tutar. Özellikle zeytinde bulunan E vitamini beyin hücrelerinin oksitlenmesini önler.

• Gençlik ve erişkin dönemlerindeki yaşam biçimi yaşlılık döneminin temelini hazırlar.

• Kendisini yalnız hissetmeyen, ailesinin, çocuklarının, yakınlarının yanında olacağını düşünen yaşlı birey kendisini daha güçlü hissedecektir. Burada yaşlıların bekledikleri içten bir “alo” dur.

• Bazen dini ve ilahi yorumlar, kimi kişilere bu dönemlerinde güç ve huzur verebilir.

• Yaşlılığı sadece güçlük ve zorlukların olduğu bir dönem olarak değil, hoş yanları da olan bir hayat kesiti gibi düşünmek gerekir; böylece yaşlı birey bu hayat kesitini daha mutlu ve huzurlu geçirecektir.

Azalan psikolojik yetiler ve sorunlar

• Zeka parlaklığı azalır
• Hafıza zayıflar
• Girişim ruhu ve ataklığı geriler
• Öğrenmede bozukluk görülülür
• Depresyon
• İç sıkıntısı, kaygı
• Paranoya (kuşku)
• Kişilik değişiklikleri

Artan psikolojik yetiler

• Bilgelik ve ağırbaşlılık belirginleşir
• Mantıklı ve doğru düşünme daha sağlıklıdır
• Muhakeme yeteneği güçlenir
• Tutarlılık artar
• Hoşgörü
• Sabırlılık
• Bilgi birikimi ve tecrübe, olgun kişilikle birleşirse mutlu bir ihtiyarlık ortaya çıkar.

Türkiye’de 65 yaş ve üstü nüfusun genel nüfusa oranının yıllar içindeki değişimi:

Yıl               65 yaş üstü nüfus oranı (%)

1985                               4,2
1990                               4,3
2000                               7,8
2025 beklentisi               13 ( 12,1 milyon kişi)

Hafıza kaybına karşı egzersiz

Araştırmacılar, bundan sonraki adımın hangi egzersiz rejiminin hafıza kaybını daha iyi düzelttiğini bulmak olduğunu belirtmektedirler. Farklı egzersiz protokolleri denenmektedir. Bir çalışmada farklı 3 protokol uygulanmış ve bunların etkileri karşılaştırılmıştır. 60 dakikaya kadar artırılabilen yarı eforlu aerobik egzersizlerin faydalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Yaşlanma ile ortaya çıkan unutkanlık problemi iş ve sosyal yaşantımızda çeşitli aksaklıkları da beraberinde getiriyor. Ancak uzmanların işaret ettiği bazı noktalara dikkat ederek hafıza kaybını önlemek ve beyni genç tutmak mümkün. Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, hafıza kaybının önlenmesi için egzersizin önemi hakkında bilgi verdi.

İnsanların ortalama yaşam süresi giderek artmaktadır. Bu durum yaşlı nüfusun giderek çoğalmasına neden olmaktadır. Yaşlı nüfusun artması, yaşla birlikte ortaya çıkan hastalıkların artmasını beraberinde getirmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte Alzheimer hastalığına yakalanma riski de artmaktadır. Alzheimer hastalığı dışında ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan unutkanlık da sık rastlanılan bir sağlık problemi haline gelmiştir.  Demansı olmayan yaşlı popülasyon içerisinde, hafızada önemli değişiklikler olabilmektedir. Yaşlanmayla ortaya çıkan unutkanlıkla başa çıkabilmek için çeşitli araştırmalar yapılmaktadır.

Fiziksel aktivite yaşlanma ile gelen hafıza kaybına karşı direnci artırıyor

Fiziksel aktivite mental sağlığa iyi gelmektedir. Depresyon ve anksiyete üzerine fiziksel aktivitenin pozitif etkisi bilinmektedir. Ayrıca tüm yaş gruplarında fiziksel aktivite, hayat kalitesini düzeltir. Fiziksel aktivite yaşlanmayla ortaya çıkan hafıza kaybına karşı da direnci artırmaktadır. Araştırmalar, egzersiz yapan insanların, yapmayanlara göre hafıza testlerinde daha iyi olduklarını göstermektedir. Yapılan son çalışmalarda, egzersizin beyinsel faaliyetler için ne tür bir etkisi olduğu araştırılmaktadır.

Egzersiz, hipokampus içerisinde beynin “dentat girus” denilen bölgesini hedef almaktadır. Pek çok erişkinde 30 yaş civarında başlayan, yaşla ilgili normal hafıza kaybından sorumlu bölge burasıdır.

Yaşayan bir beyin içerisinde sinir hücrelerinin büyümesi ( Nörogenesis), şimdiye kadar gösterilememiş bir bulgudur. Colombia Üniversitesi Tıp Merkezi’nde, geliştirilmiş MR teknikleri kullanılarak, egzersizi takiben “dentat girus” bölgesi içinde sinir hücrelerinin büyüdüğü gösterilebilmiştir.  Bu bulgu ilk gözlem olması nedeni ile çok önemlidir. Yine aynı kurumda yapılan daha önceki çalışmalarda, normal yaşla ilgili hafıza azalmasında hipokampusun  dentat girus bölgesinin sorumluluğu belirlenmişti. Salk Enstitüsü’nde farelerde yapılan önceki çalışmalarda, dentat girusun yeni nöronların oluştuğu bir beyin alanı olduğu gösterilmiştir. Egzersiz bu olayı düzenlemektedir.

Diyet ve doğru ilaç kullanımı da olumlu etkiler meydana getiriyor

Kanda ölçülen kolesterol ve oksidadif stres miktarının hafıza kaybı ile paralel olduğu gözlenmiştir. Bunları azaltan, egzersiz, diyet ve kolesterol ve antioksidan ilaçlar da hafıza kaybına iyi gelebilmektedir. Görüldüğü gibi egzersiz burada da önem kazanmaktadır.

1 saatlik aerobik ve benzeri hafif spor aktiviteleri hafızaya iyi geliyor

Araştırmacılar, bundan sonraki adımın hangi egzersiz rejiminin hafıza kaybını daha iyi düzelttiğini bulmak olduğunu belirtmektedirler. Farklı egzersiz protokolleri denenmektedir. Bir çalışmada farklı 3 protokol uygulanmış ve bunların etkileri karşılaştırılmıştır. 60 dakikaya kadar artırılabilen yarı eforlu aerobik egzersizlerin faydalı olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte uzamış aşırı egzersizlerin su kaybına neden olması ile hafıza kaybına negatif etkisi olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Fiziksel aktivite türü, hastanın olanaklarına ve tercihine göre de farklılaşabilmektedir.

Zülal Ünaldi

Kaynak: Alem Dergisi
Tarih: 12.09.2007


 
23.08.2010 Hayatın sonuna doğru: Son Dönem bakım merkezleri (SDBM)
23.08.2010 Yaslı yaşlılık
12.08.2010 Hızlı Tempolu Şehirde Yaşlılık
11.05.2010 Yaşlıların şoku: Yaşlılığa Hoş Geldiniz
11.05.2010 Ebeveynimin bakıcısı olmak zorunda mıyım?
22.04.2010 Beyin Yüz Gibi Kırışmaz
29.03.2010 Hepimizin bir gün yaşlı olacağını unutmadan...
29.03.2010 İngiliz B&Q Mağazası'nın 95'lik Çalışkan İşçisi...
15.03.2010 Çin yaşlanıyor...
05.02.2010 Yaşlılar Aşkta Daha Mutlu
09.12.2009 Düşmeyi önleyen yardımcı sensörler


Bu site yaşlılara yönelik olarak kullanım kolaylığı sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.  
Biz Kimiz | Yaşlılıkta Aktif Yaşam | Yaşlılığa Dair | Araştırmalar | Forum | Sağlıklı Yaşam
Bilgi Bankası | Bize Ulaşın | Site Haritası | Yasal Uyarı
 
Her hakkı saklıdır - 2007