Bulunduğunuz Sayfa: Sağlıklı Yaşam> Kolon kanseri ve tedavisi

Kolon kanseri ve tedavisi

Ülkemizde de kolon kanseri erkek ve kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında geliyor. Kısaca hemen hemen her 30 kişiden birisi kolon kanserine yakalanmakta. Sıklıkla görülen kolon kanseri önlenebilir bir hastalık. Bu nedenle risk altındaki kişilerin mutlaka tarama yöntemlerinden yararlanması gerekiyor.

Amerika Birleşik Devletleri`nde gastroenteroloji ve hepatoloji eğitimini tamamladıktan sonra Toronto Üniversitesi`nde ileri tedavisel endoskopi eğitimi alan Dr. Tan Attila’dan kolon kanserine dair aydınlatıcı bilgiler aldık. Atilla’ya göre diğer kanser türleri gibi, kolon kanseri için de erken tanı hayati bir önem taşımakta…

Kolon kanseri nasıl oluşur?

Kolon kanseri kalın bağırsağın iç yüzeyini oluşturan hücrelerin anormal bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkıyor. Anormal bölünüp çoğalan birkaç hücre zaman içinde polipleri oluşturuyor. Polip, kalın bağırsağın iç yüzeyine doğru büyüyen kabartı görünümünde bir yapı. Polipler saplı ve sapsız olarak ikiye ayrılıyorlar. Genelde kalın bağırsak polipleri hiçbir belirti vermiyor. Hangi poliplerin kansere dönüşüp dönüşmeyeceği ancak polip dokusunun kolonoskopik yöntemlerle çıkartılıp, mikroskop altında incelenmesiyle ortaya çıkıyor. Zaman içinde polipleri oluşturan hücrelerin kanser hücrelerine dönüşme riski bulunuyor. Kolon kanserlerinin yüzde 90’dan fazlası poliplerden gelişiyor. Erken dönemde poliplerin içinde sınırlı olan kanser hücreleri zamanla çoğalarak bağırsağın içine doğru büyüyerek bağırsakta tıkanıklığa ve kanamaya yol açıyor. Bağırsak duvarının derinliklerine doğru ilerleyen kanser hücreleri bağırsağın komşulularına ve uzaktaki organlara yayılıyor.

Klinik belirtileri nelerdir?

Kolo-rektal kanserler çok sinsi seyreder ve maalesef hastaların önemli bir bölümü de hastalığın ileri evrelerinde hekime başvurur. Kanama, tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik (kabızlık veya ishal), dışkıda eskiye oranla incelme, dışkıladıktan sonra tamamen boşalmama hissi, karın ağrıları, gaz şikayetleri, kansızlık ve açıklanamayan kilo kaybı olan kimselerin mutlaka hiç vakit kaybetmeden doktora gitmeleri ve ileri tetkikler yaptırmaları gerekir.  Hastaların bir kısmı hemoroidleri olduğundan dolayı rektal kanamayı önemsemiyorlar. Rektal kanamanın nedeni hemoroit dışında başka bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. Bu hastaların mutlaka bir hekim tarafından muayene edilmeleri gerekir.

Kimler Risk Altında?

Yaş en önemli risk faktörüdür. Kolon kanserleri büyük çoğunluğu 45-50 yaşın üzerindeki kimselerde görülür.  Risk altındaki kimseleri şöyle sıralayabiliriz:

- 50 yaşın üzerindekiler,

- Ailesinde kolon kanseri veya kolon polipleri olanlar,

- Rahim, yumurtalık ve meme kanseri olan kadınlar,

- Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı bulunanlar,

- Ailesel adenomatöz poliposis (Familial Adenomatosis Polyposis) veya kalıtımsal polipsiz kolorektal kanser (Hereditary non-poliposis colo-rektal cancer) hikâyesi olanlar.

Risk Altında Olanlar Ne Yapmalı?

Risk altındaki kişiler hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan tarama testleri yaptırmak suretiyle kolon kanserini önleyebilirler. Kalın bağırsak poliplerinin çok büyük bir bölümü maalesef hiçbir belirti vermediğinden dolayı hastalarımız doktora gidip kanser tarama testi yaptırma ihtiyacı duymuyorlar. Bu nedenle kolon kanseri oluşmadan önce elimizdeki çok değerli zaman dilimini heba etmiş oluyoruz. Eğer polipler tarama testleriyle erken evrelerde teşhis edilip, kolonoskop yardımıyla çıkartılırsa pek çok hastada kolon kanserinin önüne geçmiş oluruz. Kolon kanseri taraması çok büyük önem taşır. 

Tarama yöntemleri nelerdir?

Dışkıda gizli kan: Kalın bağırsak kanserlerinin teşhisi için kullanılan en basit tarama testidir. Kolorektal kanser veya poliplerin yüzeyindeki damarlar dışkının geçişi sırasında zedelenip kanayabiliyor. Ancak çoğu zaman kanamanın az olması nedeniyle bu kanama gözle görülemiyor. Özel kimyasal maddeler kullanılarak gaytada kan hücrelerinin bulunup bulunmadığı tespit ediliyor. Bu çok ucuz ve kolay bir testtir. Dışkı örneğinde bir kez bile gizli kan saptanırsa, ikincisinde saptanmamış olsa dahi endoskopik yöntemlerle araştırılması gerekiyor. Dışkıda gizli kan testinin 50 yaşından sonra senede üç kez yapılması koruyuculuk açısından önem taşıyor. Dışkıda gizli kan bakılmasının kalın bağırsak kanseriyle hayatını kaybedenlerin sayısını azalttığı klinik araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Ancak yöntemin dezavantajlarından bir tanesi, yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçların yüksek olmasıdır. Tümörler ya da polipler her zaman kanama yapmadığından dolayı negatif test sonucu, kolon kanseri veya polipleri olmadığı anlamına gelmiyor.

Kolon grafisi: Kalın bağırsağın içine anüs yoluyla özel bir ilacın lavman şeklinde verilmesi ve kalın bağırsağın filminin çekilmesiyle yapılır. Orta ve büyük boy polip ve kanserlerin teşhisinde çok etkin olmasına rağmen, küçük boy polipleri teşhisinde istediğimiz kadar hassas bir test değildir. Kolon grafisinde bir lezyon bulunduğunda bu lezyonların çıkartılması veya parça alınarak mikroskop altında incelenmesi için kolonoskopi yapılması gerekir.

Sanal kolonoskopi: Yeni bir teknoloji olan sanal kolonoskopi bilgisayarlı tomografi yardımıyla kalın bağırsağın görüntülenmesine denir. Orta ve büyük boy lezyonların teşhisinde hassas olmasına rağmen, küçük boy lezyonların teşhisindeki hassasiyeti pek çok araştırmada kolonoskopinin gerisinde kalmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle eminim sanal kolonskopi daha sık kullanılan bir tarama testi olma potansiyeline sahip olacaktır. Bu yöntemin en büyük dezavantajları tedavi yapılamaması, fiyatının yüksekliği ve kolonoskopi sırasında gözle görülebilen düz lezyonların teşhis edilememesi. Kolon grafisinde oldugu gibi sanal kolonoskopidede polip veya kanser bulunduğunda bu hastaların kolonoskopi olması gerekmektedir.

Kolonoskopi: Bükülebilen, uzun bir alet yardımıyla kalın bağırsağın iç yüzeyinin görüntülenmesine denir. Kalın bağırsak problemlerinin tanımlanmasında, poliplerin çıkartılmasında ve biyopsi alınmasında (mikroskop altında incelenmek için parça alımı) kullanılır. Kalın bağırsağın içi işlemden bir gün önce ishal yapan ilaçlarla temizlenir. Kolonoskop yardımıyla anüsden kalın bağırsağın ince bağırsakla birleştiği yere kadar tetkik yapılır. İşlem sırasında gerekli durumlarda biyopsi alınır ve polipler çıkartılır. Genelde sakinleştirici ilaç verildiğinden dolayı işlem sırasında hastalar rahatsızlık hissetmezler. Hastalar tetkikten sonra normal gıdalarını alabilirler. Yapılan araştırmalar kolonoskopinin poliplerin çıkartılması yoluyla kolon kanserini önlediği veya erken teşhis ile kolon kanseri hastalarının daha uzun yaşamasını sağladığını ortaya koymuştur.

Kolonoskopinin bir tehlikesi, korkulacak bir yanı var mıdır gerçekten?

Hastalarımız kolonoskopi konusunda genellikle çekince duyuyor, doğru. Ama artık gelişen teknoloji sayesinde işlemi, hastalar fark etmeden gerçekleştirebiliyoruz. Eskiden kullanılan eğilip bükülmeyen sigmoidoskoplar ve bazı yerlerde hastalara sakinleştirici ilaç verilmemesi nedeniyle hastalarımız kolonoskopi olmaktan korkuyorlar. Hasta için kolonoskopi aslında çok kolay bir işlem. Hemen hemen yarım saat süren işlem sırasında hastalarımız genelde hiçbir rahatsızlık hissetmiyorlar. Hatta hastalarımızın birçoğu işlemi tamamlandıktan sonra işlemin bittiğine inanamıyor ve işlemin bu kadar rahat olacağını düşünmediklerini söylüyorlar. Şikayetler ortaya çıkmadan kanser tarama testi yaptırma kültürünün hem hastalar, hem de hekimler arasında istenilen seviyede olmadığını da söylemek isterim.

Kolonoskopi ne sıklıkla tekrarlanmalı?

Kolonoskopik bulguların ışığı altında bu tetkikin ne sıklıkla tekrarlanacağına karar verilebilir.  Kolonoskopisinde polip bulunmayan bir kimse, eğer başka risk faktörleri yok ise 5 ile 10 yıl arasında tekrar tarama kolonoskopisi yaptırmalıdır. Eğer polip bulundaysa, takip kolonoskopisinin zamanı polipin histopatolojisine (mikroskop altında incelendiğindeki özelliklerine), büyüklüğüne ve poliplerin sayısına bağlıdır.


 

 

Yüksek Tansiyon Böbrekleri Tehdit Ediyor
Böbrek Taşı Hakkında Her Şey
İleri Yaş Hastalığı Olarak Glokom
Bel Ağrısı İçin Kırk Altın Kural
Kolesterol ve Trigliserid...Neye İnansak?
Yaşlanma ve sigara...
Kolit atakları can sıkıcıdır...
Hastalık Hastalığı (Hipokondriasis)
Hastalık Hastalığı (Hipokondriasis)
Aşırı Terlemek: Nedenleri ve Tedavisi
Hastalıklara genetik yatkınlığını öğrenmek, geleceğinizi kurtarır!
Bütün Boyutlarıyla Damar Sertliği
Romatizma: Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi


Bu site yaşlılara yönelik olarak kullanım kolaylığı sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.  
Biz Kimiz | Yaşlılıkta Aktif Yaşam | Yaşlılığa Dair | Araştırmalar | Forum | Sağlıklı Yaşam
Bilgi Bankası | Bize Ulaşın | Site Haritası | Yasal Uyarı
 
Her hakkı saklıdır - 2007